23 Ağustos 2010 Pazartesi

TOT

bugün 173 gün oldu onur, gidişinin üstünden geçen 173 koca gün. buralara güneşin son kez doğuşunun üstünden geçen 173 gün. sensiz hayat çekilmez oldu buralarda, gittiğin günden beri kimse elektrik direklerine taş atmadı, atan da vuramadı zaten vursa da sen gibi olamadı kimse. tümer, gittiğinden beri kimse sokmadı durduk yerde başımızı belaya, duvarın arkasından atlayıp bizi kovalayan yaşlılar yoktu artık. o yerden her geçişimizde gözlerimiz doldu, iki damla yaş döküldü sadece biri o kendinden beklenmeyen çevikliği gösteren amca için. biri topukları götüne vurarak kaçan senin için. kimse uyumayı unuttuğunu hatırlayıp hayıflanmıyor artık tüzün, yeni nesil o kadar hızlı ki farkına bile varmadan uyumayı unuttuğunun uyuyor bir şekilde. sen gittikten sonra kimse balık tutamadı senin gibi, vandallık yapamadı, topluma zarar veremedi kimse sen gibi. biliyor musun tot, sen okçu hareketini yapan son kişi oldun, sen gittikten sonra kimse yapmadı o hareketi, bulan dahil :( . 173 gündür hiç kimse yormadı onur, hiç kimse yorulmadı da senin gibi, hepsi hep eksik kaldı. sen gittikten sonra kimse, kimsenin kıçının rahatı için, dönmedi bozuk bir arabayla sıfır görüş mesafesinde sakarya'dan istanbul'a. çünkü kimse sen olamadı tot. seni özledik biz tot. çok özledik bilemezsin. döneceğin günü iple çekiyoruz. fotoğraflarınla avunuyoruz. oraya gitme amacını gerçekleştirdiğin için seninle gurur duyuyoruz. ingiltere'den nefret ediyoruz seni bizden çaldığı için. haydi tot dön artık vakti geldi. seni bekliyoruz.


her zaman sporcunun dostu oldu. düşene bir tekme de o vurmadı asla.
doğru yerde doğru zamanda durmasını bilen bir adam olması ona hep avantaj kazandırdı.
savaşçı ruhuyla ön plana çıkan tot her takımın aradığı orta saha oyuncusu oldu.
hep yerine göre davranmayı bildi. kimi zaman serseri bir mahalle çocuğu oldu. kimi zaman asil bir ingiliz.


nerede olursa olsun dostlarıyla bir kadeh içki içip sohbet etmek için her zaman vakti vardı.

korkularından kaçmadı, onların üstüne gitti. bu sayede seneler süren deniz ürünü alerjisini yendi.
büyüklerine karşı her zaman sevgili ve saygılı oldu. çünkü o adamın hasıydı.
sporcunun dostu olduğu gibi spor yapmayı da severdi. her zaman atıcılık dalında türkiye'nin önde gelen isimlerinden biriydi.
zor seçerdi biraz kararsızdı ama bunun tek nedeni titizliğiydi. bu sayede her zaman en iyi ve doğruyu seçmeyi bildi.
küçük yaşta başlayan teknoloji merakı ilerleyen yaşlarda peşini bırakmadı. teknoloji konusunda çağdaşlarından hep bir adım önde oldu.

o yakışıklı bir adam.

gülmenin en çok yakıştığı isim.


denizi hayatı boyunca çok seven tümer onur tüzün, bu sevdasından uzak kalmaya dayanamadı ve kendisine meslek olarak gemi kaptanlığını seçti. bu alanda da en iyi olacağı gerçeği onu çekemeyenlerin suratlarına bir tokat gibi çarptı.

TOT AKAR NOKTA

1 yorum:

Tümer Onur dedi ki...

o hikayedeki adam benim