5 Mart 2010 Cuma

jedi scum

bilen bilir, ben jediları hiç sevmem. hatta nefret ederim jedilardan. ancak onları sevmiyor olsam da empati kurmayı becerebilirim. işte şimdi size luke skywalker'ın hikayesinin hüzünlü bir kısmını anlatma isteğimin sebebi budur.

sevgili dostlar, bu l(av)uke skywalker kıldır tüydür. en sinir bozucu jedi bozuntusudur ancak bu çocuk zavallı ve mutsuz bir çocuktur. en önemlisi yalnızdır bu zavallı çocuk. koca galaksinin en büyük kahramanı sıfatını taşır ancak çok yalnızdır. bu yalnızlık doğduğu gün başlar aslında zavallı adına, anası o doğarken ölmüş, ikiz kardeşi kendisinden çok uzağa ve farklı bir yaşam tarzına savrulmuştur. babası ise hayatını daha ulvi amaçlar uğruna yaşamayı seçmiş ve onun varlığından yıllarca haberdar olmamıştır. en yakınlarını daha doğarken kaybeden luke hayatını üvey amcası ve onun karısıyla geçirmek zorunda kalır. 20 yaşına kadar aileye en yakın figürler owen amcası ve beru yengesiyle geçiren luke için trajedi bitmez. 20 yaşına geldiğinde yaşlı kenobi'den babasının jedi olduğunu force'un ne olduğunu ve kendisininde force kullanabilen biri olduğunu öğrendiği anda o zamana kadar elinde ki tek aile figürü olan amcası ve yengesini kaybeder. onların yanmış cesetlerini evinin yanında gören luke, bu noktada luke o güne kadar yaşadığı hayatın çok uzağına sürüklenir ve obi- wan(ben) kenobi'nin yanında bir jedi olmak için eğitime başlar. zavallı gencimizin hayatında ki bütün boşlukları dolduran kenobi'nin de akibeti çok farklı olmaz ve luke'la olan ilişkisi kısa sürer. kenobi, luke'la tanıştıktan kısa süre sonra baş düşmanı darth vader tarafında luke'un gözleri önünde öldürülür. ancak luke ben'i en azından silüet olarak da olsa görebilmektedir. genç jedi ben'i kaybettiği sırada ilk kez bir kayıt cihazında gördüğü prenses leia'yı da görür ve onun güzelliğine hayran kalır ancak burada da şansı yaver gitmeyen luke ileride bu aşkı unutmak zorunda kalacaktır. ben'in kaybının üstüne eğitimine yoda'yla devam eden luke kısa süre sonra darth vader'ın karşısına çıkmış ve lord vader'ın babası olduğunu öğrenmesi ona acıların en büyüğünü yaşatmıştır. aynı anda hem en büyük düşmanının babası olduğunu öğrenen jedi, hem de iki büyük jedi ustası ve akıl hocaları olan iki kişinin ona yalan söylediğini öğrenir. genç jedi için yıkımın sonu yoktur. bu zor şartlar altında yakın dostu han solo'yu bir nevi galaktik mafya olan jabba'nın elinden kurtarmak üzere kötü anılarla ayrıldığı evi tatooine'e döner ve burada belki jedilık kariyerinin zirvesine ulaştıktan sonra, biraz eğitimine devam etmek için biraz da kendisine söylenen yalanların hesabını sormak için yoda'nın yanına döner. elbette statükocu haysiyetsiz jedilardan istediği yanıtları alamayan luke burada yoda'nın ölümüne şahit olduktan sonra aşık olduğu leia'nın ikiz kardeşi olduğunu öğrenir. artık hayatta tek amacı kalan luke babasını tekrar aydınlık tarafa çevirmek için yeni bir yolculuğa başlar. bu yolculuğun sonunda başarılı olsa da babasını aydınlık tarafa geçtikten hemen sonra kaybeder ve kısa hayatında yaşadığı kayıplara bir yenisini ekler.

şimdi bütün bunlar ışığında luke skywalker'ın bu şanlı soyadı taşırken nasıl bu kadar kıl bir adam olduğunu daha rahat anlayabiliriz. çok kısa bir süre içinde bu kadar çok travma yaşayan ve jediların manipülasyonu altında forcela tanışan bu genç adamın haline kızmaktan çok üzülmemiz gerekir. zaten kendisi de ileride geri kafalı obi-wan ve yoda'nın etkisinden kurtulduğunda eski bir imparatorluk ajanıyla evlenmiş ve bir süre için imparatorun emrine girmiştir. bu genç adam eğer eline fırsat geçseydi babasına layık bir evlat olabilecekken bütün olumsuzluklarla karşı karşıya gelmiş ve böyle mal bir çocuk olmuştur. umuyoruz ki ileride doğru yolu bulup yeşil kılıcını bir kenara atıp şanlı kırmızı kılıçla force alemlerine dalar.

Hiç yorum yok: