26 Aralık 2010 Pazar

dost dost


S eni seçtim içlerinden
E n adamdan daha adamsın sen
V azgeçemem ne yapsam senden
İ yisin çok iyisin güzellerden
M utlu doğum günleri dilerim sana

İ şte biz yine dostuz
R esmen güzel arkadaşız
E ğlencenin dibine de batarız
M utlu doğum günleri dilerim sana

E rzincan'ın bağrından koptuk
R enklerin güzelleriyle dolduk
Z orlukların hep üstesinden geldik
İ şte biz böyle dostuz
N e conisi ne rusu
C anımızı sıkamadı bizim
A nlasın tüm dünya
N asıl dost olduğumuzu
O nlar bunlar şunlar
Ğ :/
L astik gibi ağızlılar
U laşamaz dostluğumuza

SEVİM İREM ERZİNCANOĞLU SEN ÇOK ŞAHANE BİR İNSANSIN DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN.

18 Aralık 2010 Cumartesi

HAGI


hagi'yle tanıştığım şu günler eski bir postu tekrar hatırlamak için oldukça uygun bir zaman.

benim için hagi, futboldur.

benim için hagi, bilbao maçında uyumaya hazırlanırken '' uyuma oğlum hagi atacak '' diyen babamın haklı çıkmasıdır.

benim için hagi, 2001 yılında o futbolu bırakmışken kaçan şampiyonluğun üzülünecek bir şey olmadığını bilmektir.

benim için hagi, dünyanın en iyi sol bekinin çaresiz bakışları, patrick viera'nın top bacak arasından geçip giderken ümitsizce dizlerini kapamaya çalışmasıdır.

benim için hagi, 10 santimden aşırtma gollerdir.

benim için hagi, pasına koşmayan filipescu'yu önce azarlayan, sakatlığını görünce kafasını okşayandır.

benim için hagi, top ayağına gelmeden atacağı pası çoktan hesaplayabilendir.

benim için hagi, direğin dibinden ağlarla buluşan frikiklerdir.

benim için hagi, başkası vursa küfredilecek yerlerin, 10un sevdiği yerler olmasıdır.

benim için hagi, haksızlığa dayanamayandır.

benim için hagi, 36 yaşında süper kupa ellerindeyken, yeni bir oyuncak almış bir çocuk gibi sevinebilendir.

benim için hagi, gecenin kör vakitleri gollerini izlediğim adamdır.

benim için hagi, formadır armadır.

benim için hagi, galatasaray'dır.

benim için hagi, hayatımda izlediğim en iyi futbolcudur ve çocuklarıma anlatacağımdır.

benim için hagi, futboldur. futbol, hagi'dir.

5 Aralık 2010 Pazar

GENEL KURUL


‎----İPATİNGA SPOR KULÜBÜNE ÜYE ARKADAŞLARA ÇOK ÖNEMLİ DUYURU----

ARKADAŞLAR 14 OCAK 2011 TARİHİNDE İPATİNGA 1. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILACAKTIR. GENEL KURULUN BAŞLANGIÇ SAATİ: 11.00. GEÇ KALMAMANIZI RİCA EDİYORUZ.

GENEL KURULDAN SONRA İPANEMA PLAJINDA YAPILACAK DEV PARTİYE ARANIZDAN SEÇİLECEK AZ SAYIDA ŞANSLI KİŞİ KATILABİLECEKTİR.

DETAYLI PROGRAM EN YAKIN ZAMANDA http://ipatingask.blogspot.com/ TARAFINDAN AÇIKLANACAKTIR.

----İPATİNGA SPOR KULÜBÜNE ÜYE ARKADAŞLARA ÇOK ÖNEMLİ DUYURU----

4 Aralık 2010 Cumartesi

ipatinga tarih yazıyor

sevgili ipatinga sever dünya insanları, ipatinga'da sonunda beklediğiniz gelişmeler gerçekleşti. dün büyük (şef) paşa hazretlerinin katılımıyla, Büyük İpatinga Üniversitesi Büyük Şef kampüsü Kaplanlar Binası'nda İDK (ipatinga dil kurumu) ve İTK (ipatinga tarih kurumu) dev bir şölenle açıldı. açılışta bir konuşma yapan büyük şef: '' kaplanlar gibi bir milletin tarihini ve dilini bilmesi kadar önemli bir şey yoktur. İTK ve İDK'nın çalışmaları tüm dünyaya ipatinga'nın ne kadar kaplan bir millet olduğunu gösterecektir.'' dedi ve ekledi '' geçmişini bilmeyen bir futbol takımı, korkak oynamaya mahkumdur.''

Törenin devamında sahneye öncelikle, İDK'nın yeni kelimelerinden birkaçını tanıtmak üzere eski bir edebiyatçı olan, İpatinga SK'nın yıldız futbolcularından berk denkel çıktı. tanıtıma başlamadan önce kısa bir konuşma yapan denkel '' bu yeni kelimeler zaten oldukça zengin olan ipatinga dilini ve edebiyatını daha da zenginleştirecektir, yeni kitabım '' derlemeden sevişenler'de '' bu kelimelerin çoğundan faydalanacağım ve bu sayede kitabım daha da muhteşem olacak '' dedi.

denkel'in tanıttığı kelimelerden bazıları:

götelek: götünü kullanamayan. kabız.
amko: hayatını kadın cinsel organını kovalamaya adamış dişi ya da erkek.
sikko: hayatını erkek cinsel organını kovalamaya adamış dişi ya da erkek.
puştik: küçük puşt.
kankort: tek motorlu kaplan tipi uçak.

konuşmasının sonunda alkışlar eşliğinde ve omuzlarda sahneden inen berk denkel İSK sıralarında yerini aldı ve muhteşem bir konser başladı.

sahneye yeni nesil popçulardan gençlerin sevdiği bir isim olan Elvis Presley çıktı. milyonlarca ışık yılı uzaklıkta bulunan ipatingasiker gezegeninden en ufak bir masraftan kaçınılmadan getirilen elvis, '' ipatinga'lılara şarkı söyleyebilmek en büyük onurdur '' dedi, ve hareketli parçalarıyla ipatinga'lı gençleri coşturmasını bildi.

Törenin kapanış konuşmasını BİÜ rektörü İpatinga Yeşilbeyazkaplanoğlu yaptı. konuşmasında tarih ve dil bilincinin öneminin altını çizen Yeşilbeyazkaplanoğlu, bu iki kurumun açılmasıyla artık ipatinga'nın dünya imparatorluğu hayallerini gerçekleştirebilmesinin ve tüm dünyayı sikertmesinin çok daha kolay olduğunu söyledi ve ekledi: '' dünyada dört tür ipatinga'lı vardır: anglosakson ipatinga'lılar, romalı ipatinga'lılar, ipatinga'lı ipatinga'lılar,... 4.sünü unuttum :/'' konuşmasını bu kafa karıştırıcı sözlerle bitiren Yeşilbeyazkaplanoğlu, ipatinga'lıların ne kadar büyük filozoflar olduğunu dosta düşmana göstererek gövde gösterisi yaptı.

tören büyük şef tarafından öldürülen hain ajan küçük şef'in sözde mezarının taşlanması ve birkaç lümpenin gökkaplana kurban edilmesiyle son buldu.

İPATİNGA HABER MERKEZİ
4 ARALIK 2010 İPATİNGA


29 Ağustos 2010 Pazar

yenilik

merhaba sevgili ipatinga aşıkları,

bu sene lümpenler gibi futbol takip etmeyi azaltıp daha başka şeylerle ilgilenme kararımı yakın dostlarıma bildirmiştim. şimdi sizlerle de paylaşıyorum. evet lümpenlerle kaynaşma projemdi futbol izlemek ama bu sene biraz ara veriyorum ve başka şeylere yöneliyorum. siz sevgili ipatinga manyaklarının bildiği üzere ben bir anarkoipatingaistim. bu düşünce sisteminde özel mülkiyet yoktur çünkü mülk büyük şef'indir. ayrıca biz anarkoipatingaistler ipatinga hariç her kurumu reddederiz. başımıza buyruğuz ancak kutsal ipatinga ve büyük şef'e saygımızı asla yitirmeyiz. sevgili ipatinga perverler bu sene ilgileneceğim konulardan biri bu, sizlere anarkoipatingaizmin esaslarını anlatacağım bir kitap yazacağım. ilk hedefim budur sevgili okurlar.




ikincil hedef olarak kendime dünyanın en muhteşem filmi star wars filmlerinin tüm repliklerini ezberlemeyi seçtim, böylece filmerin içinde geçen muhteşem replikleri günlük hayatımda uygun oldukları yerlerde dilediğim gibi kullanabileceğim. ayrıca bu projem sayesinde siz gençlere star wars sevgisini aşılama şansı bulacağım saygıdeğer okurlarım. arada sizlere '' the dark side of the force is a pathway to many abilities some consider to be ... unnatural '' ya da ne bileyim '' i know '' gibi karizmatik cümleler kurabileceğim ve zamanla sizler de filmleri izledikçe her şey daha da netleşecek bu sayede mutlu ve star wars'lu bir hayat bizlerin önünde olacak.









kendim için seçtiğim uğraşlardan biri de porno endüstrisini incelemek olacak. aktör ve aktrislerin sette yaşadıkları zorlukları, porno çekmenin nasıl bir şey olduğunu, oyuncuların filmlere nasıl hazırlandıklarını birinci ağızdan(:/) öğrenmek üzere kolları sıvıyorum sevgili okurlar. bunları yaparak sizlere porno endüstrisinin inceliklerini, derinliklerini öğretmeyi planlıyorum değerli ipapornoistler.




evet kadim ipatinga'lılar, şimdilik bu kadar.

ben hayatımda statükoyu yıkıyorum ve yeniliklere sürekli açığım. size tavsiyem siz de öyle olun ve ipatingaskblog'u izlemeye devam edin

25 Ağustos 2010 Çarşamba

girl




Is there anybody going to listen to my story
All about the girl who came to stay?
She's the kind of girl you want so much
It makes you sorry
Still you don't regret a single day.
Ah girl
Girl

When I think of all the times I've tried so hard to leave her
She will turn to me and start to cry;
And she promises the earth to me
And I believe her
After all this time I don't know why
Ah girl
Girl

She's the kind of girl who puts you down
When friends are there, you feel a fool.
When you say she's looking good
She acts as if it's understood.
She's cool, ooh, ooh, ooh,
Girl
Girl

Was she told when she was young that pain
Would lead to pleasure?
Did she understand it when they said
That a man must break his back to earn
His day of leisure?
Will she still believe it when he's dead?
Ah girl
Girl

23 Ağustos 2010 Pazartesi

TOT

bugün 173 gün oldu onur, gidişinin üstünden geçen 173 koca gün. buralara güneşin son kez doğuşunun üstünden geçen 173 gün. sensiz hayat çekilmez oldu buralarda, gittiğin günden beri kimse elektrik direklerine taş atmadı, atan da vuramadı zaten vursa da sen gibi olamadı kimse. tümer, gittiğinden beri kimse sokmadı durduk yerde başımızı belaya, duvarın arkasından atlayıp bizi kovalayan yaşlılar yoktu artık. o yerden her geçişimizde gözlerimiz doldu, iki damla yaş döküldü sadece biri o kendinden beklenmeyen çevikliği gösteren amca için. biri topukları götüne vurarak kaçan senin için. kimse uyumayı unuttuğunu hatırlayıp hayıflanmıyor artık tüzün, yeni nesil o kadar hızlı ki farkına bile varmadan uyumayı unuttuğunun uyuyor bir şekilde. sen gittikten sonra kimse balık tutamadı senin gibi, vandallık yapamadı, topluma zarar veremedi kimse sen gibi. biliyor musun tot, sen okçu hareketini yapan son kişi oldun, sen gittikten sonra kimse yapmadı o hareketi, bulan dahil :( . 173 gündür hiç kimse yormadı onur, hiç kimse yorulmadı da senin gibi, hepsi hep eksik kaldı. sen gittikten sonra kimse, kimsenin kıçının rahatı için, dönmedi bozuk bir arabayla sıfır görüş mesafesinde sakarya'dan istanbul'a. çünkü kimse sen olamadı tot. seni özledik biz tot. çok özledik bilemezsin. döneceğin günü iple çekiyoruz. fotoğraflarınla avunuyoruz. oraya gitme amacını gerçekleştirdiğin için seninle gurur duyuyoruz. ingiltere'den nefret ediyoruz seni bizden çaldığı için. haydi tot dön artık vakti geldi. seni bekliyoruz.


her zaman sporcunun dostu oldu. düşene bir tekme de o vurmadı asla.
doğru yerde doğru zamanda durmasını bilen bir adam olması ona hep avantaj kazandırdı.
savaşçı ruhuyla ön plana çıkan tot her takımın aradığı orta saha oyuncusu oldu.
hep yerine göre davranmayı bildi. kimi zaman serseri bir mahalle çocuğu oldu. kimi zaman asil bir ingiliz.


nerede olursa olsun dostlarıyla bir kadeh içki içip sohbet etmek için her zaman vakti vardı.

korkularından kaçmadı, onların üstüne gitti. bu sayede seneler süren deniz ürünü alerjisini yendi.
büyüklerine karşı her zaman sevgili ve saygılı oldu. çünkü o adamın hasıydı.
sporcunun dostu olduğu gibi spor yapmayı da severdi. her zaman atıcılık dalında türkiye'nin önde gelen isimlerinden biriydi.
zor seçerdi biraz kararsızdı ama bunun tek nedeni titizliğiydi. bu sayede her zaman en iyi ve doğruyu seçmeyi bildi.
küçük yaşta başlayan teknoloji merakı ilerleyen yaşlarda peşini bırakmadı. teknoloji konusunda çağdaşlarından hep bir adım önde oldu.

o yakışıklı bir adam.

gülmenin en çok yakıştığı isim.


denizi hayatı boyunca çok seven tümer onur tüzün, bu sevdasından uzak kalmaya dayanamadı ve kendisine meslek olarak gemi kaptanlığını seçti. bu alanda da en iyi olacağı gerçeği onu çekemeyenlerin suratlarına bir tokat gibi çarptı.

TOT AKAR NOKTA

16 Ağustos 2010 Pazartesi

tebrikler



çapa diş hekimliğini kazanıp göğsümüzü kabartan en genç ipatinga'lı osman ünlü'yü tebrik eder, gözlerinden öper, dişlerimizi kendisine emanet etmekten hiç çekinmeyiz.

ipatinga sk ailesi

sıkıldım (yeniden)


merhabalar cankuşlar,

şu an sıkıldığım için, sizlerle galatasaray forması altında izlediğim ve en çok sevdiğim futbolcuların listesini paylaşacağım.

gheorghe hagi

arda turan

bülent korkmaz

kubilay türkyılmaz

mario jardel

ümit davala

suat kaya

claudio taffarel

sebastian perez

dean saunders

faryd aly camilo mondragon

tugay kerimoğlu

gheorghe popescu

carlos alberto oliveira capone

hakan kadir balta

hasan salih kabze

sasa iliç

hasan şaş

harry kewell

milan baros

ümit karan

şimdilik aklıma gelenler bu isimler pek saygılı ipatingaperverler devamı elbette gelecektir.

10 Ağustos 2010 Salı

UNUTMAYACAĞIZ


BİR SENE OLDU BERK. SENSİZ KOCA BİR SENE. GİTTİĞİN GÜNDEN BERİ, HİÇ İÇKİ İÇMEDİK, ALDIĞIMIZ HER KADEHİ GELİP MEZARINA DÖKTÜK. HER YAKTIĞIMIZ SİGARAYI İÇMEDEN GELİP MEZARINDA SÖNDÜRDÜK KARDEŞİM. BİR SENEDİR KARALAR GİYİNDİK SADECE. KARANLIK BİR GÜN SANAR BUNLARI OKUYANLAR AMA HER GÜN KARANLIK BE KARDEŞİM. KİMSE GERİ ÇEVİRMEDİ BİZİ SINIFLARIN KAPISINDAN İÇMEYE GİTMEYE İKNA EDİP BİLİR MİSİN KARDEŞİM? KİMSE DERS BAŞLAMIŞKEN KÖPRÜDE BİR SİGARA DAHA İÇELİM Mİ DEMEDİ. KİMSE SEN OLMADI O GÜNDEN BERİ. O LANET DOLMUŞUN ALTINDA DURDU KALBİN, AMA ÖLMEDİN SEN MERAK ETME.KALBİN KALBİMİZDE ATIYOR O GÜNDEN BERİ. SAÇLARIN SAÇLARIMIZDA UZUYOR. SENİN RESİMLERİNE BAKIP DALIYORUZ HEPİMİZ SAATLERCE, GÜNLERCE. SENİ UNUTMUYORUZ KARDEŞİM. SENE DE BİR GÜN DEĞİL HER GÜN HER SANİYE AKLIMIZDASIN. SENİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ KARDEŞİM. ALLAH (C.C.)'IN RAHMETİ ÜZERİNDE OLSUN. MEKANIN CENNET OLSUN. UMARIM ORADA İÇKİNİN VE SİGARANIN EN KALİTELİSİNİ KUSURSUZ BİR HİZMET ANLAYIŞIYLA EDİNEBİLMİŞSİNDİR. RAHMETLER KARDEŞİM.

21 Haziran 2010 Pazartesi

işte o at

merhaba sevgili ipatinga aşıkları,

bundan yaklaşık 1 ay önce sizlere ipatinga'nın kur(t)uluş hikayesini anlattığımı anımsıyorsunuzdur. bu hikayede sizlere kullandığımız ilk topu bir atın zımparalanmış ve şişirilmiş taşağından yaptığımızı anlatmıştım. işte şimdi sizlerle o kahraman atın fotoğrafını paylaşıyorum.
not: taşakları attan zorla alınmamıştır. gerçek bir ipatinga'lı olan at futbol topumuz olmadığını gördüğünde derin bir kişnemenin ardından taşaklarını koparmış ve futbol oynamamız için bize vermiştir.

20 Haziran 2010 Pazar

neden bıyık bıraktım

çünkü bıyıklı halim 1988 avrupa şampiyonu hollanda'nın yıldızlarından ruud gullit'le çok hafif bir benzerlik taşıyor. bıyıklarım umarım hollanda'ma dünya kupasında uğurlu gelir.

BABALAR GÜNÜ

İPATİNGASK OLARAK HEPİMİZİN BABASI DARTH VADER'IN BABALAR GÜNÜNÜ KUTLUYORUZ.



BU ÖNEMLİ GÜNDE BABASINI YALNIZ BIRAKAN VE ÖZ BABASININ ELİNİ ÖPMEYE GELMEK YERİNE YODA İBİŞİYLE LUNAPARKA GİDEN HAYIRSIZ EVLAT LUKE SKYWALKER'I KINIYORUZ!!!1!!!!1!



çok benziyorlar



arkadaşlar merhaba bir altta bulunan postta darth vader'ın hepimizin babası olduğunu sizlere bildirmiştim. işte burada da kanıtı. bildiğiniz üzere cengiz han çok sevişen bir abimiz olduğundan her yere tohumlarını serpmiş ve günümüzde herkes onun soyundan geliyormuş. bunu ipatinga'lı bilimciler kanıtladı. şimdi fotoğraflara baktığımız zaman cengiz han'ın darth vader'dan esinlenerek yaratıldığını düşünebiliriz. aslında gerçek şu: darth vader ve cengiz han aynı kişi. cengiz vader babamızın isimlerinden yalnızca biri. bu gerçeği sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. cengiz han diye birinin olmadığını aslında onun darth vader olduğunu bildiğinize göre artık tarih bilimi sizin için daha anlaşılır olmalı.

ipatinga'lı günler dilerim.

13 Haziran 2010 Pazar

hepimizin babası

o da dünya kupasında hollanda'yı destekliyor




31 Mayıs 2010 Pazartesi

patates için seve seve

arkadaşlar dünyanın dört bir yanından destek gören dev bir kampanyaya biz de ipatingaskblog olarak destek veriyoruz. dünyada tek bir sebze kalıcak ve bu sebze dünya genelinde yapılacak dev bir halk oylamasıyla seçiliyor. şu an patates bu ankette az farkla önde ve bunu bu şekilde sürdürmek için hepimizin desteğine ihtiyacı var. arkadaşlar bildiğiniz üzere patates ipatinga'da en çok yetişen sebze. ayrıca seçilen büyük sebzenin yanında iki tane de yancı sebze seçme hakkımız var o hakkımızı da ipatinga'da yetişen diğer iki sebze için kullanalım mısır ve mantar. sevgili ipatingaperverler duyarsız kalmayalım lütfen.




http://www.sebzemidestekliyorum.com/



30 Mayıs 2010 Pazar

güzel şehir ipatinga

sevgili dostlarım, kıymetli ipatingaperverler, değerli ipatingaskblog okuyucuları,

blog açıldığından beri sizlere büyük şehrimiz ipatinga'dan, şanlı takımımız ipatinga sk'den, şerefli ve kadim ipatinga halkından bahsedip duruyoruz. sizler elbette merak ediyorsunuz: ipatinga halkı neler yapar? ipatinga denen muhteşem şehirde neler vardır? bu güzel şehirde vakit nerelerde nasıl geçer? bizler ipatinga'lılar olarak hep gurur duyduğumuz şehrimizi sizlere tanıtmaktan büyük mutluluk duyuyoruz sevgili ipatingaperverler. bu sebepten şimdi bu sorularınızın cevaplarını elimden geldiğince sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

aşağıda üzerine birtakım sayılar yazılmış bir harita görüyorsunuz sevgili ipatingaperver güzel insanlar. bu harita kadim şehir, medeniyetin beşiği, uygarlıkların doğduğu, çağların açıldığı çağların kapandığı kutlu şehir ipatinga'nın haritası. üzerinde bulunan sayılar ise şehrin en önemli yerlerini gösteren sayılardır dostlarım. haydi gelin bu muhteşem şehri birlikte tanıyalım.



1- ipatinga, yeşil beyaz kaplanlar stadyumu: şanlı takımımızın büyük mabedi. 444.44 kişi kapasiteli stadyumumuzun son 12 sezondaki ortalama kombine satış sayısı 444.444tür ve son 12 yılda yakaladığımız seyirci ortalaması da aynıdır. bu stad maç günleri haricinde ipatinga'lı topçulara, ipatinga bayrağına, yeşil beyaz kaplana ve büyük şefe ve futbol takımımıza tapmak isteyen ipatingaperverlerin ilk durağıdır. her sabah gün doğumunu stadyumun çimleri ve tribünlerinde karşılayan yüzbinlerce insan burada ipatinga'lı olduğunu bildikleri tanrıya, kendilerine bu muhteşem şehri ve takımı verdiği için şükreder ve teşekkür için maydanoz kurban ederler.


2- teknik direktörümüz yüce insan BÜYÜK ŞEF'in malikanesi: büyük insan, seçilmiş kişi, kutlu varlık, muüjdeli yaratık büyük şef'in yaşadığı, kahvaltı ettiği, uyuduğu, televizyon izlediği, içtiği, sıçtığı, metresleriyle oynaştığı, hısımlarıyla eğlendiği, hasımlarına boyun eğdirdiği yüzbin kilometre karelik bir alana kurulu muhteşem malikane. adeta bir saray yavrusu olan bu evde, 4000 yatak odası ( her metres için bir tane ) 4000 adet banyo, 2000 adet mutfak, 1000 adet salon, 10 adet yemek salonu, 10 futbol sahası, 10 adet dev boyutta ipatingask bayrağı, 10 kaplan heykeli, bir adet kaplan parkı vardır. evin kalan kısımları büyük adam büyük şef gerçek bir çevre dostu olduğu için yeşil alandır.

3- ipatinga spor kulübü antrenman sahası: mucizelerin başladığı, saatler süren rakip analizlerinin yapıldığı, sahaya konan muhteşem taktiklerin denendiği, sert idmanların yapıldığı, oyuncuların koştuğu, zorlandığı yorgunluktan bitap düştüğü yer demem bekleniyor ama öyle değil. biz ipatinga'lılar zoru çok sevmeyen kolay yorulan ve kolay sıkılan insanlar olduğumuzdan burada idmanlar, rakip analizleri vs. yerine oturup sigara falan içiyoruz, bizi izlemeye gelen milyonlarca taraftar da aynı şeyi yapıyorlar. zaten genelde erken kalkmadığımızdan idmanlar genelde akşam saatlerine yani mesai çıkışına denk geliyor ve bütün şehir sigara idmanlarını izlemeye gelebiliyor. evet sevgili ipatingaperverler antrenman sahasında bunlar oluyor. sakın siz ne biçim sporcusunuz böyle spor etiği mi olur falan demeyin. kızarız. sizi dövecek kadar fiziğimiz olmasa da en kötü suratınıza sigara basarız.

4- ipatinga tütün fabrikası: burası biz şehir elitlerine sigaralarımızın hazırladığı yer. burada sigaralarımız önce 18 yıllık viskilere sonra 34 yıllık şaraplara yatırılır. daha sonra özel işlenmiş tütünler ipatinga sigaraları için özel olarak hazırlanmış kağıtlara sarılır ve kıçlarına takılan filtrelerin ardından paketlenir. artık ipatinga elitlerinin içimine hazır olan sigaralar ilk olarak takımımız oyunlarının beğenisine sunulur. oyuncularımız o gün çıkan sigaralardan memnun kalmazlarsa kendilerini sigarayı getiren kişiyi dövme hakkına sahiptir. aslına bakarsanız ipatinga sk oyuncuları şehirde hemen herkesi dövme hakkına sahiptir.

not:fabrika çok sigara içen futbolcuların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için 7/24 çalışmaktadır.

5- ipatinga alkollü içki fabrikası: dünyanın en güzel üzümlerinden yapılan şarapların, dünyanın en kaliteli viskilerinin, dünyanın en seksi gösteren votkalarının, dünyanın en hamallık yaptırıcı biralarının ve daha onlarca çeşit alköllü içkinin üretildiği muhteşem fabrika. bu fabrika da çalışan insanlar son derece mutludurlar. fabrikaya ilk kez gelenler ilk bakışta kendilerini willy wonka'nın çikolata fabrikasında sanabilirler. burada üretilen içkilerin bir kısmı sigara yapımında kullanılmak üzere tütün fabrikasına yollanır, kalanlar deneme için tıpkı sigaralar gibi takıma yollanır. takımın beğenisinden geçen içkilerden arta kalanlar fahiş fiyatlardan piyasaya sürülür. buradan gelen gelirler futbol takımına aktarılır. bu fabrika da tütün fabrikası gibi 7/24 çalışmaktadır.

6- ipatinga kerhanesi: ipatinga'nın en güzel yerlerinden biridir. her cinsiyete ve her cinsel kimliğe hizmet eden bu kerhane bedavadır ve çalışanı yoktur. cinsel devrimi gerçekleştirmiş olan muhteşem şehir ipatinga'da her istediğin her istediğiyle özgürce sevişebilmektedir. ancak cinsel devrimden önceki hayatı merak eden vatandaşlarımız buraya gelip günübirlik çalışmalarla bu hayatın zorluğunu anlarlar. isteyenin müşteri isteyenin fahişe rolüne büründüğü kerhanemiz her yaşa açıktır.

7- yeşil beyaz kaplan yetiştirme tesisleri: bilim adamlarımızın, laboratuvarlarda yaptıkları uzun deneylerin ardından ortaya çıkartılan ve ipatinga'mıza özgü bir tür olan yeşil-beyaz kaplanların üretildiği dev tesis. burada üretilen muhteşem kaplanlar ipatinga'lıların evlerine koruma amaçlı olarak gönderilirler. bazıları ise kendi sahamızda oynadığımız maçlarda rakip soyunma odasında beklemek üzere hazırlanırlar. burada üretilen kaplanların genel özellikleri; yeşil beyaz olmaları, milliyetçi birer ipatinga evladı olmaları ve vatan için pençe atsalar da pençe yeseler de şerefli olmalarıdır.

8- ipatinga otel: şehrimize gelen konuklarımızın dinlendiği, rakip takım taraftarları ve futbolcularının kaldığı otel. otelin 50.000 yatak kapasitesi bulunmaktadır ve otelde yeşil veya beyaz renkte olmayan hiçbir şey bulunmamaktadır. otelin mimarisi yukarıdan bakıldığında bir kaplanı yandan bakıldığında bir futbol topunu andırmaktadır. otel dünyanın 9 yıldızlı tek otelidir.

gelin şimdi bir sao paulo'lu futbolcudan dinleyelim bu güzel otelin nasıl bir yer olduğunu: hafta sonu oynanacak olan brezilya süper ligi finali için bir gün önceden ipatinga'ya geldik. şehirde bulunan tek otel olan '' ipatinga otel'e '' yerleştik. otele ilk girdiğimiz an çok mutlu olduk çünkü otel çok lükstü ve muhteşem bir oteldi. aslına bakarsanız ipatinga'ya yakışan muhteşemlikte bir oteldi. fakat ne olduysa gece yatmak için odalarımıza çekilmemizle oldu. hepimizin odaları ipatinga taraftar gruplarının maçtan önceki gece kafaları çekmek için toplandıkları parka bakıyordu. sonradan öğrendikki bu park bütün otelin etrafını sarıyormuş ve bütün şehir maçlardan önceki geceler o parkta toplanıp kafa çekiyor ve yüksek sesle marşlar söyleyerek otelde kalan rakip takımları rahatsız ediyormuş. zaten çalışmayı çok sevmeyen ipatinga halkı bunu her maç öncesi yapıyormuş. o gece bizim de başımıza aynı şey geldi. bütün gece sabaha kadar ipatinga'nın büyüklüğünü dinledik. bunu adımız gibi bildiğimiz halde. ertesi sabah bu büyüklük bizi öyle korkuttu ki bizim ayaklarımız titredi ve soyunma odasında gördüğümüz ipatinga kaplanı da en büyük ipatinga diye bağırınca biz bu büyüklüğü kabul ettik ve bükemediğimiz eli öpüp maça çıkmadan şehirden kuyruğumuza bağlanan tenekelerle ayrıldık =(.

9- ipatinga kültür merkezi: burası ipatinga halkının futbol dışındaki eğlencelere yöneldiği yer. bu dev kültür merkezinin içinde 20 tiyatro sahnesi, 100 sinema salonu, 10 konser alanı ve 20 adet toplantı salonu bulunmaktadır. gariptir bu kültür merkezi yandan bir kaplana üstten bir futbol topuna benzemektedir. içeride bulunan sinema salonlarının yarısında ''ipatinga kur(t)uluş'' filmi gösterilmekte, tiyatroların yarısında ''nasıl ipatinga'lı oldum?'' isimli oyun sahnelenmekte, konser alanlarının yarısında ipatinga türküleri söylenmekte ve toplantı salonlarının yarısında ''ipatinga ve futbol'' isimli panel düzenlenmektedir. kalan yerler ise boş durmakta ve gençler buralarda futbol oynamakta ve/veya içki içmektedirler.

10- büyük şef heykeli: ipatinga şehrinin en büyük yapısı, yerden 200 metre yüksekliğinde bir kaidenin üstünde duran, 150 metre yüksekliğinde bir elinde futbol topu tutan, bir elini yanında duran yeşil beyaz kaplanın sırtına koyan kucağında duran metresleriyle oynaşan büyük şef heykeli. şefin üstünde ipatinga forması bulunmaktadır. heykeli daha da görkemli kılan heykelin şehrin en yüksek tepesinde bulunuyor olmasıdır. her sabah ipatinga'lı insanlar bu heykelin etrafında 4 tur atıp heykeli dibine 10 dolar bırakırlar. bu her ne kadar yasal zorunluluk da olsa, ipatinga'lılar bunu keyfen yaparlar. burada toplanan paralar takımın bütçesine aktarılır. heykel 6 ayda bir bakıma alınır ve bu bakımın parasını halk cebinden keyiften öder.

11- ipanema plajı: dünya üzerinde bulunan en güzel insanların toplandığı muhteşem plaj. kumları saf olan tek plaj olduğunu ipatinga'lıu bilim adamları bundan yaklaşık 100 yıl önce kanıtlamışlardır. bu plajdan denize girenlerin bir anda sağlık buldukları ve adam gibi adam olup denizden çıktıklarında ipatinga taraftarı olurlar. bu plajın önemli özelliği ipatinga taraftarı olmayanların girebilmesi ancak çıkamamasıdır. denizden çıkanların bir anda ipatinga taraftarı olmasında bunun etkisi yoktur.

evet sevgili ipatingaperverler gördüğünüz gibi, ipatinga halkının bir günü, takıma hizmet ederek, büyük şefe taparak, yeşil beyaz kaplanları besleyerek ve ipatinga'ya yararlı birer vatan evladı olarak geçiyor. bu başlangıç tanıtımıyla kadim şehrimizi ve medeniyetimizi de az çok tanımış olduğunuzu umuyorum. gördüğünüz gibi dünyanın en muazzam yapılarının çoğu ipatinga şehrinde bulunmaktadır. dünyanın yeni yedi harikasının ipatinga'da bulunduğu yadsınamaz bir gerçektir.

sevgili ipatinga'lılar asla unutmayın;

İPATİNGA'LI OLMAK ADAM OLMAKTIR. İPATİNGA'YA HİZMET İNSANLIĞA HİZMETTİR.

26 Mayıs 2010 Çarşamba

ipatinga - kur(t)uluş

sevgili ipatingaperver ipatingaskblog okuyucuları, sözlerime bu muhteşem kuruluş hikayesini sizlerle bu kadar geç paylaştığım için özür dileyerek başlamak istiyorum.

bildiğiniz üzere içinde bulunduğumuz ayın 4. gününde şanlı takımımız ipatinga s.k., kuruluşunun 1. yılını kutladı. biz kurucular berk, murat, mesut, taylan ve mahmut olarak bu şanlı takımı kurduğumuz gün böyle güzel günlerin yakın olduğunu biliyorduk. ha keza 1. yıldönümümüzün gelmesi de çok uzun sürmedi.

aslına bakarsanız ipatinga'nın hikayesi bir futbol takımımının kuruluş hikayesinden çok, futbol aşkının daha doğrusu kalplerinde futbol aşkı taşıyan 5 gencin mücadelesinin ve bu gençlerin kahramanlıklarının hikayesidir.

şimdi sizleri biraz geçmişe götürmem gerekiyor. bundan bir yıl öncesine yani 2009 yılına:

serin bir nisan sabahıydı. ben ve yakın dostlarım yine futbol oynamak için toplanmıştık. ancak bildiğiniz üzere o günlerde türkiye'de futbol hukukçular için serbest değildi ve biz mühendis kisvesi altında t cetveli, top sakal, kemik çerçeveli gözlük üçlemesiyle futbol oynamak oynamak zorundaydık. eh futbol bize yasak olduğundan gerekli malzemeleri bulmak da hiç kolay olmadı, ilk topumuz şişirilmiş ve zımparalanmış at taşağıydı sevgili ipatingaperverler. formalarımız yeni yüzülmüş keçi derisinden kramponlarımız eşek kılındandı. futbol oynadığımız saha ise cam kırıklarıyla doluydu ve biz sahaya kamyonet kasalarına saklanarak gidiyorduk :/. bu hal şeraitte dahi biz ipatinga ve futbol aşıkları olarak içimizdeki tutkuyu asla kaybetmedik. gizli gizli büyüttük ipatinga'mızı. bir yere kadar 2009 yılının serin bir nisan sabahında, camlı sahada yaptığımız bir sabah idmanından dönerken at taşağından topumuzu bakım sırası onda olduğu için berk'e verdik. tam vedalaşırken berk bir an duraksadı ve '' beyler artık saklandığımız yetmedi mi? futbol oynamak herkes kadar bizim de hakkımız değil mi? ben bugün bu topu şişirmiyorum ve zımparalamıyorum en kısa zamanda gidip kendimize kames marka gerçek bir top alıyoruz ve bu zulüme bir dur diyoruz arkadaşlar '' dedi. bu sözlerin üstüne o gün idmanın ardından yoğun bir toplantı trafiğine başladık. berk haklıydı, hepimizin aklından geçenleri dile getirmişti. hukukçuyduk, buradaydık ve insanların buna alışması lazımdı. futbol oynamak bizim de hakkımızdı. o gece yaptığımız ilk toplantıda çok fazla içtik ve hiç bir sonuç çıkmadı. bu toplantıyı sarhoş olup rakı masasında sızdığımız birkaç lakayıt görüşme daha takip etti. fakat en sonunda 3 mayıs 2009 gecesi murat'ın '' beyler!!1!! biraz ciddiyet '' uyarısıyla kendimize geldik ve o gece daha az içip bu güzel takımı kurmak için kollarımızı sıvadık. o gece alınan ciddi kararlar neticesinde takımımızın adı: ipatinga spor kulübü, renkleri mavi-yeşil-kırmızı-beyaz oldu. ertesi sabah, üstümüzde o gece bir gazla nasıl olduğunu anlamadan diktiğimiz rengarenk formalarla tff'nin istinye binasının kulüp lisans kurulu'nun kapısına dayandık. orada taleplerimizi ve şikayetlerimizi efendi efendi yetkili isimlerle paylaştık. sağolsun bize çok yardımcı oldular. oradan çıktığımız zaman artık bir isme ve birden fazla renge maliktik ve artık hukukçu olmayan takımları yenmeye hazırdık. biz ipatinga'yı seven 5 genç en zor zamanda dahi bu sevdamızdan vazgeçmedik. şimdi bu görev yetişen yeni ipatinga nesline düşüyor. biz bu bayrağı tam bir yıldır taşıyoruz. daha uzun yıllar taşımaya da hazırız ancak onlarda hazır olsunlar çünkü bizler sigara içen insanlarız ve çok kolay yoruluyoruz.

HERKESİN GEÇMİŞ 4 MAYIS DÜNYA İPATİNGA'LILIK GÜNÜ KUTLU OLSUN.



sarhoş olduğumuz toplantılardan biri :/



zorlu camlı saha yolculuklarından biri



cam saha neşemizden hiçbir şey eksiltemedi



işte birinci yıl coşkusu =))))))

11 Nisan 2010 Pazar

5 Mart 2010 Cuma

jedi scum

bilen bilir, ben jediları hiç sevmem. hatta nefret ederim jedilardan. ancak onları sevmiyor olsam da empati kurmayı becerebilirim. işte şimdi size luke skywalker'ın hikayesinin hüzünlü bir kısmını anlatma isteğimin sebebi budur.

sevgili dostlar, bu l(av)uke skywalker kıldır tüydür. en sinir bozucu jedi bozuntusudur ancak bu çocuk zavallı ve mutsuz bir çocuktur. en önemlisi yalnızdır bu zavallı çocuk. koca galaksinin en büyük kahramanı sıfatını taşır ancak çok yalnızdır. bu yalnızlık doğduğu gün başlar aslında zavallı adına, anası o doğarken ölmüş, ikiz kardeşi kendisinden çok uzağa ve farklı bir yaşam tarzına savrulmuştur. babası ise hayatını daha ulvi amaçlar uğruna yaşamayı seçmiş ve onun varlığından yıllarca haberdar olmamıştır. en yakınlarını daha doğarken kaybeden luke hayatını üvey amcası ve onun karısıyla geçirmek zorunda kalır. 20 yaşına kadar aileye en yakın figürler owen amcası ve beru yengesiyle geçiren luke için trajedi bitmez. 20 yaşına geldiğinde yaşlı kenobi'den babasının jedi olduğunu force'un ne olduğunu ve kendisininde force kullanabilen biri olduğunu öğrendiği anda o zamana kadar elinde ki tek aile figürü olan amcası ve yengesini kaybeder. onların yanmış cesetlerini evinin yanında gören luke, bu noktada luke o güne kadar yaşadığı hayatın çok uzağına sürüklenir ve obi- wan(ben) kenobi'nin yanında bir jedi olmak için eğitime başlar. zavallı gencimizin hayatında ki bütün boşlukları dolduran kenobi'nin de akibeti çok farklı olmaz ve luke'la olan ilişkisi kısa sürer. kenobi, luke'la tanıştıktan kısa süre sonra baş düşmanı darth vader tarafında luke'un gözleri önünde öldürülür. ancak luke ben'i en azından silüet olarak da olsa görebilmektedir. genç jedi ben'i kaybettiği sırada ilk kez bir kayıt cihazında gördüğü prenses leia'yı da görür ve onun güzelliğine hayran kalır ancak burada da şansı yaver gitmeyen luke ileride bu aşkı unutmak zorunda kalacaktır. ben'in kaybının üstüne eğitimine yoda'yla devam eden luke kısa süre sonra darth vader'ın karşısına çıkmış ve lord vader'ın babası olduğunu öğrenmesi ona acıların en büyüğünü yaşatmıştır. aynı anda hem en büyük düşmanının babası olduğunu öğrenen jedi, hem de iki büyük jedi ustası ve akıl hocaları olan iki kişinin ona yalan söylediğini öğrenir. genç jedi için yıkımın sonu yoktur. bu zor şartlar altında yakın dostu han solo'yu bir nevi galaktik mafya olan jabba'nın elinden kurtarmak üzere kötü anılarla ayrıldığı evi tatooine'e döner ve burada belki jedilık kariyerinin zirvesine ulaştıktan sonra, biraz eğitimine devam etmek için biraz da kendisine söylenen yalanların hesabını sormak için yoda'nın yanına döner. elbette statükocu haysiyetsiz jedilardan istediği yanıtları alamayan luke burada yoda'nın ölümüne şahit olduktan sonra aşık olduğu leia'nın ikiz kardeşi olduğunu öğrenir. artık hayatta tek amacı kalan luke babasını tekrar aydınlık tarafa çevirmek için yeni bir yolculuğa başlar. bu yolculuğun sonunda başarılı olsa da babasını aydınlık tarafa geçtikten hemen sonra kaybeder ve kısa hayatında yaşadığı kayıplara bir yenisini ekler.

şimdi bütün bunlar ışığında luke skywalker'ın bu şanlı soyadı taşırken nasıl bu kadar kıl bir adam olduğunu daha rahat anlayabiliriz. çok kısa bir süre içinde bu kadar çok travma yaşayan ve jediların manipülasyonu altında forcela tanışan bu genç adamın haline kızmaktan çok üzülmemiz gerekir. zaten kendisi de ileride geri kafalı obi-wan ve yoda'nın etkisinden kurtulduğunda eski bir imparatorluk ajanıyla evlenmiş ve bir süre için imparatorun emrine girmiştir. bu genç adam eğer eline fırsat geçseydi babasına layık bir evlat olabilecekken bütün olumsuzluklarla karşı karşıya gelmiş ve böyle mal bir çocuk olmuştur. umuyoruz ki ileride doğru yolu bulup yeşil kılıcını bir kenara atıp şanlı kırmızı kılıçla force alemlerine dalar.

13 Şubat 2010 Cumartesi

günlük 2

11 mayıs 1991

sevgili günlük,

dün sabah okula sergio'yla birlikte gittik. iki gün önce kahve içtiğimiz güne göre çok üzgün gözüktü gözüme. anlayamadım :S. kendini iyi hissetmesi için onu okul çıkışında bir şeyler içmeye davet ettim. dün gidemedik ancak bugün okul olmadığından öğleden sonra gittik. biraz fazla içtim sanırım:/ onun dertlerini dinleyecekken dalıp bütün gün kendi problemlerimi hoşlandığım çocuğu anlattım durdum. daha da üzgün gözüküyordu çıkarken. kafam çok karıştı. çok sevdiğim arkadaşımı üzgün görünce ben de çok üzülüyorum. pazartesi tekrar konuşacağım.

thalia

9 Şubat 2010 Salı

kent soruları

blog yazarlarımızdan taylan önemci'nin annesi, ressam ayşenur önemci'nin sergisi ''kent soruları'' 5-28 şubat 2010 tarihleri arasında bindallı sanat evi'nde izlenebilecektir.

http://www.bindallisanatevi.com/


26 Ocak 2010 Salı

25 Ocak 2010 Pazartesi

galaktik statüko

çok uzun zaman önce çok uzak bir galakside, bir grup yaşlı adam var. beş kuleli bir tapınakta oturuyorlar. içinde yaşadıkları galaksinin bir senatosu var, bunların tapınağı senatonun az biraz ilerisinde. galaksiye uzun yıllardır barış hakim ama bu abilerim 1000 yıldır ortalıkta olmayan sithleri kullanarak bir korku dünyası yaratmışlar. yerlerini korumuşlar. senatoyu dışarıdan tehditkar bakışlarla kesmişler. arada bunlara gerçekten ihtiyaç duyulduğunda haklı ve mazlumun değil, haksız ve zalim'in tarafını tutmuşlar ( bkz: general grievous'un jedi nefretinin kaynağı).


işte bu abilerin yıllarca ellerinde bir silah olarak tuttuğu sith tehlikesi bir gün ortaya çıktığında 100ler jedi'ın iki adet sith karşısında nasıl tutuştuğunu görmek mümkündür. bu tutuşmanın sebebi galakside kurulu barışçıl düzenin bozulması değil mevcut durumlarını ve nüfuzlarını kaybetme tehlikesidir. bu noktada karşımıza delikanlı force master anakin skywalker çıkar. anakin skywalker öyle güçlüdür ki tüm vücudu midi-chlorianlardan oluşmaktadır. sahip olduğu midi-chlorian sayısı yoda şebeğininkinden bile fazladır. haliyle bu durum jedi ustalarının(?) rahatını kaçırır. bu çok güçlü çocuk bir gün koltuklarını ellerinden alabileceği için çocuğu jedi yapmaktan kaçınırlar. onun çok yaşlı(9) olduğunu söylerler. halbuki aynı jedilar 30 yıl sonra düşmüş durumayken yine bu çok güçlü çocuğun oğlunu eski düzeni kurabilecek kişi olarak gördüklerinden onu 20 yaşında eğitmekten kaçınmazlar. gördüğünüz gibi jedilar'ın tek isteği güç ve iktidardır. bu isteklerine ulaşmak için yapmayacakları şey yoktur. sithler kötü olarak gösterilirken, jedilar yalnızca sith olduğu için bir force kullanıcısını öldürmekten kaçınmazlar.

sözün özü bu jedilar statükocu, çıkarcı, yerine göre yalancı ve acımasız adamlardır. doğru yol sithlerin yoludur. jedilar güçsüz insanların korkularından beslenirken, sithlerin tek güç kaynağı kendi korkularıdır. bu korkuya karşı koymak için yaşar güçlenir ve forcela bütünleşirler.

anakin skywalker'ın bir zamanlar başardığını başarıp, jedi yalanlarının ötesini görmeniz dileğiyle. may the force serve you well.

24 Ocak 2010 Pazar

one truth

fear,

fear attracts

the fearful



the strong



the weak



the innocent



the corrupt



fear

fear is my ally

Image and video hosting by TinyPic