29 Kasım 2009 Pazar

bence mümkün

mahmut'un emeğe saygıyı, +repleri, tıklanmış teraziyi hak eden türk spor basınından seçmelerine bakınca aklıma şey geldi. halkın entel-dantel işi olarak gördüğü meseleler spor basınımızınkine benzer bir üslupla, über-yaratıcı manşetlerle aktarılsa mevzubahis meseleler daha fazla ilgi çeker mi? kıraathanelerimizde mesela post-yapısalcılık üzerine kavga çıkar mı, yağız delikanlılarımızdan neo-pozitivistlerle post-modernistler bilim felsefesi üzerine kanlı bıçaklı olur mu, ''dostoyevski'ye küfür etti'' diye adam dövmeye gidenler türer mi, başka bir dünya mümkün mü? mesela şöyle:


EINSTEIN NEWTON'U YİNE MARİZLEDİ
klasik fiziğin babalarından newton hiç kimseden çekmedi einstein'dan çektiği kadar. özel görelilik teorisiyle mutlak uzay-zaman düşüncesini yerle bir eden einstein, şimdi de genel görelilikle kütle-çekim düşüncesini tokatlayarak klasik fizik sevdalılarını bir kez daha marizledi.


GENÇ WERTHER GOETHE GELDİ
almanya'da goethe'nin yazdığı ''genç werther'in acıları'' isimli kitap insanları intihar etmeye yönelttiği gerekçesiyle yasaklandı. goethe'nin yasak koyanlar hakkındaki görüşü ise ''o... çocukları'' şeklinde. genç wertherler rahatsız.



FOUCAULT'DAN PAT KÜT PAT CHOMSKY YİNE HAŞAT
dünya meseleleri ve solun geleceği üzerine tartışmak için bir araya gelen ikilide tokatlayan taraf yine foucault oldu, chomsky yine kahroldu.


SOKRATES'İN HALİ NIETZSCHE
modernitenin haylaz çocuğu nietzsche açtı ağzını yumdu gözünü. antik yunan'da sokrates'le başlayan dönemin köle ahlakına giden yolun başlangıcı olduğunu dile getiren nietzsche sokrates'i dövmekten beter etti.



GELECEĞİ NAH HESAPLARLAR
ortaya attığı belirsizlik ilkesiyle birlikte parçacıkların hiçbir zaman aynı anda konumu ve hızının bilinemeyeceğini savunan heisenberg'in laplace'a cevabı sert oldu. klasik determinizmden yola çıkıp falcılık yapabileceğini zannedenlerin kendisini çok güldürdüğünü söyleyen heisenberg, einstein'ın ''tanrı zar atmaz'' lafı hatırlatılınca ''einstein'a kafam girsin!'' diyerek sözlerini tamamladı.



BİR BABA HİNDİ KARL POPPER'A BİNDİ
bilim felsefecileri arasındaki görüş ayrılığı hızla büyüyor. karl popper'ın öncüsü olduğu neo-pozitivist anlayışı thomas kuhn'dan sonra paul feyerabend da tokat manyağı yaptı. ''yönteme karşı'' isimli kitabında aslında bilimsel yöntem diye bir şeyin olmadığına işaret eden feyerabend neo-pozitivistlerin korkulu rüyası oldu.

Hiç yorum yok: